JineSaglik.Com Kadın Hastalıkları ve Jinekolojik Sağlık Portalı
Kadın Hastalıkları Uzman Görüşü Vajinismus ve Tedavisi Kısırlık ve Tedavisi Hormon Bozuklukları Cinsel Hastalıklar Cinsel Hastalıklar Cinsel Hastalıklar
Kadın Doğum Anne-Çocuk Sağlığı Gebelikten Korunma Gebelik ve Kürtaj
Cinsel Sorunlar Menstrüasyon Kadın ve Diyet Kadın ve Spor
Kadın Moda Kadın Kariyer Kadın Cinsellik Alışveriş Bakım Rehberi Kadın Gurme
Kadın Haberleri Kadın Sanat Kadın Haberleri
YAZAR1 YAZAR2 YAZAR3 YAZAR4

Bunu Biliyor muydunuz?

En son ne zaman Jinekologunuza göründünüz??

Herhangi bir Jinekolojik rahatsızlığınız var mı?

Bir de midesini deneyin !..

  • Anne sütüne en yakın süt olan keçi sütünün, yeni doğan bebeklerin beslenmesinin yanı sıra bir çok hastalığın tedavisine de yardımcı olduğu açıklandı ...
  • Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü Dr. Ayfer Aydın deri kanserinin tüm kanserler içinde en sık görülen kanser türü olduğunu belirtti ...
  • Fransa'nın tanınmış beslenme uzmanı Dr. Pierre Dukan'ın spor yapmadan sınırsız et, tavuk ve balık yenilerek kilo kaybettiren diyetinin amacı strese sokmadan zayıflatmak ...
  • Anneler Günü'nün yaratıcısı Anna Jarvis'in daha sonra Anneler Günü'nü iptal ettirmek için hapislere uzanan hikayesinden haberdar mısınız? İşte o ilginç hikaye ...
  • Kadınların kabusu Vajinismus nedir? Vajinismus tedavi edilebilir m? Vajinismus'tan kurtulmanın yolları, Vajinismus ile ilgili aradığınız her şey burada ...

Obez annelerin otistik bebek sahibi olma riski yüksek


Şişman Anne adayları dikkatObezite sorunu gün geçtikçe büyüyor. Obez anne adayları dikkat... Obez annelerin, otistik ya da diğer gelişim sorunları olan bebek sahibi olma riskinin iki kattan daha fazla olduğu belirlendi.

California Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya yaşları 2 ile 5 arasında değişen 1000 çocuk katıldı. Çocukların üçte ikisinde otizm ya da diğer gelişim bozuklukları vardı. Normal gelişim gösteren diğer çocuklar ise çalışmaya kontrol grubu olarak katıldı.

"Pediatrics" dergisinde yayımlanan araştırmada, aşırı kilolu ya da tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve gebelik diyabeti gibi kiloya bağlı rahatsızlıkları olan kadınların otistik bebek sahibi olma riskinin yaklaşık yüzde 70 olduğu belirlendi.

Araştırmacılar, anneleri diyabet hastası olan otistik çocuklarda dil gelişim bozukluğunun da çok daha şiddetli olduğunu gözlediklerini söyledi.

California Üniversitesi’nden Paula Krakowiak, annedeki diyabet hastalığı nedeniyle rahimdeki ceninin aşırı miktarda glikoza maruz kaldığını, bunun da normalden çok daha fazla oksijen kullanan metabolizmada değişikliğe yol açtığını söyledi. Oksijenin metabolizma tarafından tüketilmesi ise oksijensiz kalan beynin gelişimini etkiliyor.

Erkekleri en çok etkileyen kokular


Erkekler en çok hangi kokuyu seviyorKadınlar bu ipucu çok işinize yarayacak. Erkekler hangi kokuya bayılıyorlar?.. ABD’nin Chicago kentinde bulunan “Koku ve Tat Uygulamaları Araştırma Merkezi”nin “Erkekler ve kokular” konulu araştırmasında erkekleri etkileyen kokulara yer verildi.

ABD’de bulunan “Koku ve Tat Uygulamaları Araştırma Merkezi”nin yaptığı çalışma erkeklerin bazı kokulardan çok etkilendiğini ortaya koydu.

Merkezin kurucusu Dr. Alan Hirsch çalışmaya katılan erkeklerin %40’ının lavanta kokusundan etkilendiğini söyledi. Vanilya da erkeklerin kadınlarda tercih ettikleri bir diğer koku.

Hollywood’un ünlü oyuncusu Jennifer Love Hewitt bir röportajında vanilya kokulu parfümler kullandığını söylemiş ve ardından da eklemişti: “Parfümü sıkıp dışarı çıktığımda en az 4 erkek yanıma gelip çok güzel koktuğumu söylüyor.”

Dr. Hirsch patlamış mısır kokusunun erkeklerin ilgisini dağıttığını söylerken sözlerine şöyle devam etti: “Mısır yerken filmle değil sizinle ilgilenecektir.” Naneli şeker kokusu da erkeklerin ilgisini çeken bir başka koku çeşidi. Taze bir nefes ve şekerin çekici kokusu birleştiğinde erkekleri için dikkat çekici olabiliyor.

İşlenmiş et pankreas kanserine yol açıyor


Günde sadece 50 gr işlenmiş et tüketmek pankreas kanseri riskini % 19 oranında arttırıyor. Risk tahmin edildiği üzere tüketime bağlı olarak değişiyor.

Eğer sosis, pastırma, salam gibi şarküteri ürünlerine çok düşkünseniz haberler kötü. Günde 157 gram bu besinlerden tüketmek pankreas kanseri riskini % 57 oranında arttırıyor.

Bu hastalık genellikle son safhalarda iken teşhis edilebiliyor ve bir yıl içerisinde hastaların % 80’i hayatını kaybediyor. Teşhisten sonraki 5 yıl içerisinde hayatta kalmayı başarabilen hastaların oranı ise ne yazık ki % 5’te kalıyor. 

Stockholm’de bulunan Karolinska Enstitüsü ‘nden araştırmacılar tarafından yapılan deneylere göre pankreas kanseri riski erkeklerde çok daha yüksek. Uzmanlar bunun erkeklerde et tüketiminin daha fazla olmasıyla ilişkilendirilebileceğini düşünüyor.

Her bin bebekten 8'i kalp hastası doğuyor


Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Kardiyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Metin Sungur, doğan her bin bebekten 8’inin kalp hastası olarak dünyaya geldiğini söyledi.

Doğuştan görülen kalp hastalıklarının erken teşhisinin çok önemli olduğunu belirten Doç.Dr. sungur, anne ve babaların bu konuda dikkatli olması gerektiğini belirtti.

Bu bebeklerde ağırlıklı olarak kalpte delik, akciğer ve şah damarlarının ters oluşması, akciğer damarlarının ileri derecede dar ya da tamamen tıkalı olması gibi hastalıkların görüldüğünü kaydeden Doç. Dr. Metin Sungur şunları söyledi: “Her bin bebekten 8’i doğuştan kalp hastalığı ile dünyaya geliyor. Kalbinde sorunla dünyaya gelenin, erken dönemde teşhis edilmesi çok önemli. Özellikle akciğer ve şah damarlarının ters olması ya da akciğer damlarının ileri derecede dar veya tamamen tıkalı olması gibi rahatsızlıkların, bebek dünyaya geldikten sonra 10 gün içerisinde teşhis edilmesi lazım. Geç kalınması tedaviyi etkiler ve bebekler ameliyat şansını kaybedebilir. Bu bebeklerin en belirgin özelliği ise vücutlarında morlukların bulunmasıdır. Toplumda da mor bebek olarak bilinirler.”

‘HER DELİK KENDİLİĞİNDEN KAPANMAZ’

Doğuştan en sık görülen kalp hastalıklarının birinin de, kalbin karıncık ya da kulakçık bölgelerinde delik olması olduğunu belirten Doç. Dr. Sungur sözlerini şöyle sürdürdü: “Kalpteki delik çok önemli. Toplumda yanlış bir inanış var. İnsanlar çocuğun kalbinde bulunan her deliğin ileride kendiliğinden kapanacağını düşünüyorlar. Bu kesinlikle yanlıştır. Kalbin karıncık bölgesinde görülen delik çok tehlikelidir. Bebek 6 aylık olmadan önce teşhis edilmesi gerekir.  Kalbin kulakçık bölgesinde görülen deliklerin yüzde 80’i ise  4 yaşından önce kapanır, Ancak 8 milimetreden büyük olan deliklerin  kendiliğinden kapanma ihtimali çok azdır. Kendiliğinden kapanmayan delikleri, koroner anjiyografi yöntemiyle ya da ameliyatla kapatabiliyoruz. Çocuklarda doğuştan kalp hastalığı olmasının birçok nedeni var. Bunlardan en önemlisi genetik faktörler. Eğer anne ya da babada doğuştan kalp hastalığı varsa, çocukta da olma ihtimali yüzde 2 ile 14 daha fazladır. Bunun dışında  akraba evlilikleri, annenin gebelik döneminde enfeksiyon geçirmesi, ilaçlar kullanması, annenin şeker hastası olması, yüksek dozda A vitamini kullanımı, doğuştan kalp hastalığı riskini artırıyor.”

Kabak tatlısı yapmanın incelikleri


Kabak tatlısına bayılıyor ancak nasıl pişireceğinizi bilmiyor musunuz? İşte kabak tatlısının incelikleri... Balkabağının içeriğinde güçlü antioksidan etkileri olan provitamin A bulunur. Provitamin açısından zengin besinler bağışıklık artırıcı etkileri ile öne çıkarlar.

Kabak tatlısında dikkat edilmesi gereken ilk şey olgun bir kabak seçmektir. Kabağın kabuklarını önce keskin bir bıçak ardından soyacak yardımıyla soymalısınız. Kabak tatlısı yaparken 1 kg kabağa 500 gr şeker olacak şekilde ölçmelisiniz. Dilerseniz esmer şeker de kullanabilirsiniz.

Eğer kabakları çok küçük keserseniz pişerken dağılır ve püre haline gelir. Yine çok yüksek ateşte pişirirseniz bir anda suyunu çeker ve yanabilir. Bu nedenle fokurdamaya başladığında altını kısarsanız yavaş yavaş pişecek ve istediğiniz kıvama gelecektir.

Kilo vermenin sırrı çözüldü. İdeal Kiloya nasıl ulaşılır ?


Bugüne dek yapılan kalori hesabının yanlış olduğunu ve kilo vermenin aslında iki kat daha güç olduğunu öne süren iki bilim adamı yeni bir model geliştirdi...

Büyük bir istekle başlanılan diyetlerde kısa süre içerisinde kilo verme hızının düşerek kaybolması yüzünden bir türlü istenilen forma kavuşulamamasının nedeni bulundu. Amerikan Bilim İlerleme Derneği’nin (AAAS) Kanada’nın Vancouver şehrinde yaptığı panelde şimdiye kadar uygulanan diyetlerde büyük bir matematiksel hesaplama hatası yapıldığı ve kilo vermenin sanılanın iki katı daha zor olduğu açıklandı. Zira, kilo vermenin en doğru yolu alınan kaloriyle yakılanın dengesini bilmekten geçiyor. Fakat, halihazırdaki hiçbir kalori ve kilo verme hesaplaması gerçeği yansıtmıyor. Bu durumda, 450 gram yağın 3 bin 500 kaloriye bedel olduğunu veya günde 500 kalori azaltarak haftada 450 gram verilebileceğini doğru kabul etmek mümkün değil. Çünkü insan metabolizması, vücut kilo vermeye başladıktan bir süre sonra sabit bir kiloya kavuşana kadar yavaşlıyor.

ABD’nin Ulusal Diyabet Enstitüsü’nden uzmanlar Dr. Kevin Hall ve Dr. Carson Chow, alınan kalorinin doğrudan insan vücudunda kilo değerinden bir karşılığı olamayacağını açıkladı. Uzmanlar bunun sebebini insan bedeninin kilo vermesinde birçok karmaşık etkenin rol oynamasına bağladı.

Kalori farklı hesaplanıyor
İki uzman, içeriğine kilo-yağ oranı, cinsiyet, fiziksel hareket oranı ve diğer faktörleri de ekleyerek her kişinin istediği kiloya ulaşması için bir hesaplama modeli geliştirdi. Yeni modelde, kişilere kısa dönemde ulaşmak istedikleri kilo için almaları gereken kalori ve yapmaları gereken egzersiz ile kalıcı bir kilo kaybı için almaları gereken kalori miktarı farklı şekillerde hesaplanarak veriliyor. Model, şimdiye kadar beslenme düzeni çok sıkı kontrol altında tutulan bir grup yetişkin üzerinde denendi. Buna göre, kilo vermek için günlük kalori miktarında sanıldığı kadar büyük bir azaltma yapmak gerekmiyor. Örneğin, günde sadece 150 kalori daha az tüketerek yılda yaklaşık 7 kilo verilebiliyor. Toplamda 4 buçuk kilo vermek isteyen birinin günde 100 kalori daha az tüketeceği bir beslenme düzeni izlemesi gerekiyor. Bu sayede, bir yıl içerisinde vermek istediği kilonun yarısından, üç yıl içerisinde de toplam 4 buçuk kilodan kalıcı olarak kurtulmuş oluyor. Yeni modeli destekleyen Avustralyalı obezite uzmanı Dr. Body Swinburn, “Kimse, haftada yaklaşık 200 gramdan fazla kilo verebileceğine inandırılmamalı” diye konuştu. Araştırmayı yürüten Hall ve Chow, obeziteyle mücadelede yağlı gıdalara uygulanması düşünülen fazla vergi kadar yapılan umut ticaretinin de bitirilmesini, yeni düzenlemelere gidilmesini önerdi.

Chow ve Hall’un geliştirdiği hesaplamaya, http://bwsimulator.niddk.nih.gov adresinden ulaşılabiliyor:

İDEAL KİLOYA NASIL ULAŞILIR?

Örneğin, 25 yaşında, 160 santimetre boyunda ve 70 kilogram ağırlığında günlük fiziksel egzersiz oranı çok sınırlı bir kadının, günde aldığı kalori miktarı 1981, vücut kitle indeksi yani kilo ve boy oranı 27.3, yağ oranı ise 33.7 çıkıyor. Öyleyse, 180 gün (6 ay) içerisinde 63 kiloya düşebilmesi için fiziksel egzersiz oranını yüzde 40 artırarak günlük 223 kalori daha az tüketmesi gerekiyor. Bu kiloya ulaştıktan sonra ise, normal beslenme düzeninden 43 kalori daha az tüketerek ve günlük aktivitelerini yüzde 20 artırarak aynı kiloda kalması kalıcı olarak mümkün hale geliyor. Bu sayede vücut kitle indeksi sınır kabul edilen 25 değerinin altına düşerek 24.7 oranına ulaşırken yağ oranı da 30.2’ye geriliyor.

Çocuklukta tacize uğramak


"Çocuklukta tacize uğramak, kişinin beyninde duygularla ilgili bölümün büyümesine engel olabilir"... Çocuklukta tacize ya da kötü muameleye maruz kalmanın, kişinin beyninde duygularla ilgili bölümün büyümesine engel olabileceği bildirildi.
 
ABD’de yapılan bir araştırma, çocukluklarında cinsel veya duygusal tacize uğrayan ya da kötü muameleye maruz kalan kişilerin beyinlerinde hippokampus bölümünde 3 kilit bölgenin, böyle bir durumla karşı karşıya kalmamış kişilerinkinden daha küçük olabileceğini gösterdi.
 
İngiliz Guardian gazetesinin sitesinde yer verdiği haberde, söz konusu bölgelerin hafızayı ve duyguların düzenlenmesini kontrol ettiği belirtildi.
 
Araştırma çerçevesinde Harvard Üniversitesi Psikiyatri bölümünden Martin Teicher ve ekibi, çocukluklarında strese maruz kaldıkları ya da tacize uğradıkları konusunda sorgulanan yaklaşık 200 kişinin beyinlerini taradı.
 
Yaşları 18 ila 25 olan, 73’ü erkek 120’si kadın katılımcıların yüzde 46’sının, çocukluklarında sıkıntılı bir süreç yaşamadıkları, yüzde 16’sının ise ebeveynlerinin fiziksel ve sözlü olmak üzere üç ya da daha fazla kötü muamele biçimine maruz kaldıkları bilgisini verdikleri kaydedildi.
 
Beyin taramalarında, çocukken kötü muameleye maruz kalan ya da tacize uğrayan deneklerin beyinlerinde hippokampusta üç önemli bölgenin, yüzde 6,5’e kadar küçülmüş olduğu tespit edildi.
 
Araştırmanın sonuçları, "Proceedings of the National Academy of Sciences" dergisinde yayımlandı.
 
Konuyla ilgili olarak daha önce yapılan bir araştırma, çocuklukta tacize ya da kötü muameleye maruz kalmanın, yetişkinlikte tekrarlayan depresyon olasılığını iki katına çıkardığını ortaya koymuştu.

Güzellik uykusu işe yarıyor!


İsveçli bilim adamları, yaptıkları araştırmayla “güzellik uykusu”nun işe yaradığını ortaya koydu. Stockholm'deki Koralinska Enstitüsündeki bilim adamları, güzellik uykusunun bilinen bir kavram olmasına rağmen bilimsel destekten yoksun olduğunu düşünerek araştırma için kolları sıvadı. Araştırmada, iyi bir uyku çekenlerin, uykusuz kalanlara göre daha çekici ve sağlıklı olduğu belirlendi.
 
Araştırmaya katılan gönüllülerin, 8 saat uykudan sonra ve 31 saat uyanık tutulduktan sonra fotoğraflarını çeken bilim adamları, uyku yoksunu katılımcıların daha az sağlıklı ve çekici olduğunu kaydetti.
 
Araştırma ekibi, normal bir gece uykusu uyuyan ve daha sonra gece uykusundan mahrum edilmiş 23 genç erkek ve kadının fotoğraflarını gözlemcilerden değerlendirmesini istedi. Kameradan aynı uzaklıkta tutulan, makyaj yapılmayan ve aynı yüz ifadesine bürünen katılımcıların fotoğraflarına bakan gözlemciler, uykusuz olanların, yeterince uyuyanlara göre daha az sağlıklı, daha çok yorgun ve daha az çekici olduğu sonucuna vardı.
 
Doktorların, hastalarının rahatsızlığını daha iyi anlamalarına yardımcı olacağı ifade edilen araştırmanın sonucu British Medical Journal dergisinde yayımlandı.

 
Copyright © 2010 - Tüm Hakları saklıdır Kullanım Kuralları | Sponsor JineSaglik.com
Sitede yer alan makaleler tavsiye niteliği taşımaz. JineSaglik.com her ziyaretçisine, uzman doktorlardan profesyonel yardım almasını şiddetle tavsiye eder | Bu site en iyi Mozilla, Internet Explorer, Google Chrome ve Opera tarayıcıları ile görüntülenir.